Suriye’de Kalıcı Barış İçin ABD’nin İsrail’e Baskı Yapması Şart

19 Ağustos 2026 at 21:19
2 min read

İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde analistler, Başbakan Biyamin Netanyahu’nun yeni bir gerilim arayışında olabileceği ve bunun Suriye’deki çatışmasızlık çabalarını zedelediği konusunda uyarılarda bulunuyor. Kuzeybatı Suriye’deki İdlib yakınlarında bulunan Ebu ed-Duhur üssüne düzenlenen şüpheli İsrail saldırısının ardından, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack Türkiye, Suriye ve İsrail arasında bir ‘çatışmasızlık mekanizması’ kurulmasını önerdi.

Washington yönetimi saldırıyı ‘gereksiz bir tırmanış’ olarak nitelendirse de, uzmanlar bu tür diplomatik girişimlerin İsrail’in askeri operasyonlarını durdurup durduramayacağı konusunda şüpheci. Beşşar Esad rejiminin Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana İsrail, Suriye topraklarına yönelik saldırılarını artırdı. The Syria Report kıdemli danışmanlarından Samy Akil durumu, ‘Çatışmanın ilk etapta tek bir taraftan kaynaklandığı bir ortamda çatışmasızlık mekanizması kurmak zordur’ sözleriyle özetledi.

Jeopolitik Dengeler Değişiyor

Esad rejiminin düşüşünün ardından Tel Aviv, stratejik odağını İran bağlantılı hedeflerden Türkiye’nin Suriye’deki artan nüfuzuna çevirdi. Ankara’nın yeni Suriye yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler ve Halep yakınlarındaki bir üsse Türk askerlerinin konuşlandırılma ihtimali İsrail’in tepkisini çekti. İsrail Başbakanlık Ofisi, söz konusu askeri hamlelerin güvenlik tehdidi oluşturduğunu iddia etti.

Buna karşılık Türkiye İletişim Başkanlığı, iddiaların tamamen temelsiz olduğunu ve İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarını meşrulaştırmayı amaçladığını vurguladı. Uzmanlar, İsrail’in bölgedeki tek taraflı hamlelerini engellemenin tek yolunun ABD’nin güçlü diplomatik ve siyasi baskısından geçtiğini ifade ediyor.

Washington’ın Rolü Kritik

Chatham House kıdemli araştırmacılarından Galip Dalay, mekanizmanın işlevsel hale gelmesi için ABD’nin Netanyahu hükümeti üzerinde baskı kurması gerektiğini belirtti. Dalay, ‘Eğer ABD İsrail’e gereken baskıyı uygularsa, dinlerler’ diyerek Washington’ın kararlılığının bu süreçteki belirleyici unsur olduğunun altını çizdi.